Kanal İstanbul’un inşasına başlıyoruz

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin grup toplantısında konuştu.

Kanal İstanbul’un inşasına başlıyoruz

“Çevre ve tabiatın korunmasının kendileri için ezelden uzanan bir dava olduğunu” söyleyen Erdoğan, “Türkiye’yi 81 vilayetinde olduğu gibi İstanbul’u ve benzer sıkıntıların yaşandığı diğer şehirlerimizi bu tür insafsızlıklara terk etmedik, etmeyeceğiz” dedi.

Marmara Denizi‘ni saran müsilajla ilgili de konuşan Cumhurbaşkanı, şunları söyledi:

Nasıl Haliç’i tertemiz yaptıysak inşallah bu müsilaj belasından da Marmara Denizi’ni temizleyeceğiz.  Meseleyi ilk andan itibaren titizlikle takip ettik. Çevre ve Şehircilik Bakanlığımız uzman ekipleriyle hemen harekete geçti. Üniversitelerimizle birlikte hareket halindeyiz. Suyun altından ve üstünden alınan numuneler TÜBİTAK’tan incelenmeye başlandı. Karada da tüm atık su ve katı atık tesislerinde denetimler yoğunlaştırıldı.

Marmara belediyeler birliğinin ev sahipliğinde Kocaeli’nde konu enine boyuna ele alındı. Haliç’i, Marmara’yı ve Boğazlar’ı koruma konusunda bugüne kadar yaptığımız çalışmaların tecrübesiyle hazırladığımız Marmara Denizi Koruma Eylem Planı’nı milletimizle paylaştık. Dün 15 bölgede karadan ve denizden temizlik çalışmaları başladı. Yarın akademik birimlerinin bu konudaki çalışmalarını değerlendirmek üzere bir toplantı gerçekleştirilecek. Kıyılarımızı bu tehditten korumak için bilimin desteğiyle yürütülmesinin önemli olduğuna inanıyoruz. Marmara Denizi’nin tamamını koruma alanı ilan ederek atık su arıtma sistemlerimizi en ileri teknolojiye taşıyarak, gereken adımları atarak Marmara’yı temizleyeceğiz.”

Müsilaj sorununa  kalıcı çözüm getirmek için stratejik planlarının üç ay içinde tamamlayacaklarını kaydeden Erdoğan, konuyla ilgili bir araştırma komisyonu kurulacağını bildirdi. 

Kanal İstanbul ‘iklim dostu’ şehircilik anlayışının örneği

Kanal İstanbul‘u “iklim dostu şehircilik anlayışının bir örneği” olarak gösteren Erdoğan şunları söyledi:

“Cumhuriyet tarihimizin en büyük projelerinden biri olan Kanal İstanbul’un inşasına da başlıyoruz. Planlama sahasının yarıdan fazlası yeşil alanlardan oluşan, yürüyüş ve bisiklet yollarıyla ekolojik koridorlara ev sahipliği yapacak bu proje İstanbul’un ve ülkemizin iftiharı olacaktır.

Kanal İstanbul’u depremi tetikleyeceğinden, susuzluğa yol açacağına kadar nice zırvayla engellemeye çalışanlarbu şehre karşı önce asgari görevlerini yerine getirsinler. Ondan sonra bizim projelerimize laf etsinler. Ülkemizin her köşesinde tarihe geçecek çevre yatırımları gerçekleştiriyoruz.

‘Çevre bir inanç ve gayret meselesidir’

Salda Gölü projesi bunlardan biridir. Salda Gölü’ndeki su kalitesini de düzenli izliyoruz. Yılda 9 milyar adet su ambalajını geri dönüşüme kazandırıyoruz. Eşimin öncülüğünde başlayan sıfır atık projesi de BM tarafından ödüle layık görülen bir başarı hikayesine dönüştü. 93 bin kamu binasında hayata geçen bu proje ile ekonomimize 17 milyar liralık neticeler elde edildi. Geri kazanım oranı yüzde 22’ye çıkardık, şimdi yüzde 35’i hedefliyoruz. Bazıları Norveç’e bakmaktan kendi ülkesinde olup bitenleri göremiyor. Millet bahçeleri bile başlı başına bir çevre devrimidir. Çevre bir inanç ve gayret meselesidir.”